Aslan ve Fare

aslan
Ormanlar kralı aslan ormanda bir gün yatmış uyuyormuş. Minik bir fare aslanın üzerinde korkusuzca dolaşıyormuş. Aslan sinirlenerek uyanıp fareyi kuyruğundan tutup, yakalamış. Tam öldüreceği sırada fare yalvarmış:
“Ne olur beni bırak! Gün olur benim de sana bir iyiliğim dokunur,” demiş.
Aslan farenin bu sözlerine gülerek:
 “Sen küçük bir faresin, bana ne iyiliğin dokunur ki?” deyip, fareye acımış ve fareyi bırakmış.
Fare sevinerek oradan uzaklaşmış…
Aradan zaman geçmiş, Aslan da bir gün avcıların kurduğu tuzağa yakalanmış.
Aslan çırpınmış, bağırmış ama tuzaktan bir türlü kurtulamamış. Oradan geçmekte olan minik fare aslanın bu durumunu görmüş. Hemen dişleri ile tuzağın iplerini kemirerek kesmiş. Aslanı tuzaktan kurtarmış. Fare aslana;
“Beni küçük diye beğenmiyordun. Bak. senin canını kurtardım,” demiş. Aslan, böylece yapılan bir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını anlamış…”
Notlar
“Vefa” insanın diğeriyle yaşaması ve sosyal bir hayat sürdürebilmesi için olmazsa olmaz “duygularından” bir tanesidir. 
Bugünlerde herkes bu duygunun eksikliğinden söz ediyor. Hatta vefalı olmak belirleyici bir unsur olarak farklılığın “ayrıcalıklı” nişanesi durumuna getiriliyor. 
denilir ki;
vefa, arkada bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamaktır..
vefa, dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere,hayallere ihanet katmamaktır…

Loading...