Beni uğurlayacaklardı

laz fıkraları
temel fıkraları

 

Loading...

kahkaha2

Ben ne yapıyorum

Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar… Tabii otobandan giderken alışmışlar burda süratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
– Ula bas kaza nerdeyse at arabası bize yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
– Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
Temel heyecanla:
– Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çıktı…
Dursun:
– Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun…
Temel:
– Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun…

Beni uğurlayacaklardı

Temel Trene binecek! Temel ve iki arkadaşı İstanbul’dan Trabzon’a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alırlar.Ne yapalım bir saat diye düşünürken yemeğe gitmeye karar verirler.
Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş.
Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında 1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler.
Gişeye gidip sorarlar yine Trabzon’a gidecek tren var mı diye. Gişedeki adam : ”Bakın bu son tren eğer bunu da kaçırırsanız Trabzon’a bugün dönemezsiniz” demiş.
Bileti almışlar yine sıkılmışlar ne yapalım ki derken pastaneye gitmeye karar vermişler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate (bilgi yelpazesi.net) bir bakmışlar ki 1 saat olmak üzere hemen koşmuşlar gara. Tren yeni hareket ediyor, İçlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagonu tutmuş.
Tren gitmiş, Temel oturmuş yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş.”Sen ne garip adamsın. 3 treni kaçırdın, arkadaşların gitti,sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be adam.”
Temel :”Uy hemşerum onlar beni uğurlamaya (geçirmeye) geldiydi, ben ona güleyrum” demiş.

Benim abi devam et

Adamın biri yeni BMW’siyle havalı havalı dolaşıyormuş. Kırmızı ışıkta durmuş. Bir kaç saniye sonra kamyon arkadan ŞIRANKKKKKK diye vurmuş. Adam dısarı çıkıp bakınca kamyondan Temel inmiş ve başlamış yalvarmaya :
-Abi etme eyleme ben bu üç beş kuruş maaşla bu arabanın aynasını bile alamam, bağışla beni. Sen büyüksün abi yaptık bi eşşeklik bağışla abi beni.
Adam acımış Temel’e. Tam arabayı tamire götürürken yine bir kırmızı ışıkta durmuş. Yine arkadan kamyon ŞIRANKKKKKK diye geçirmiş buna. Sinirli sinirli dışarı çıkan adam bi bakmış yine Temel!
Temel ise camdan bağırmış :
-Benim abi ben, devam et!

Beş para etmezsun

Temel ile Fadime alışverişten dönerken sıkı bir kavgaya tutuşurlar. Oldukça sinirlenen Temel, “Sen beş para etmezsun!”
Bak Fadime! Beş para etmeduğunu kanıtlayacağum.”
Temel, yoldan geçen taksiyi durdurur :
“Maçka’ya beni kaça götürürsün?”
“Beş milyona”
“Peki, bu karı da yanımda olursa kaça gidersun?”
“Yine beş milyona…”
“Bak Fadime! Sen beş para etmeysun…”

Bildiğim fıkra

Temel kahvenin bir köşesinde kendi kendine söyleniyor,arada bir gülüyor,arada bir de hatırladığı bir şeyi boş vermek istermiş gibi elini yukarıya doğru kaldırıp indiriyormuş.Arkadaşları merak etmişler:
-Yahu Temel sen sabahtan beri konuşarak gülüyorsun.Niye?…
Temel:
-Kendi kendime fıkra anlatıyorum.
-Peki ara sıra elini yukarı kaldırıp indiriyorsun…
Temel:
-Yahu bildiğim fıkra aklıma gelirse onu geçiyorum.