Adam Fawer Sözleri

Anlamlı ve Güzel Adam Fawer Sözleri
Adam Fawer Sözleri

Satranç hayat gibidir.Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek. Satranç hayat gibidir.
Önemli olan şu; her ne oluyorsa, ya da sen ne olduğunu sanıyorsan, yine de kontrol sende. Kim olduğunu ve hâlâ kendin olduğunu hatırlamaya çalış. Bununla başa çıkmaya çalış. Kendini güvenceye al, güvenli mekânlar seç, güvenebileceğin insanlarla birlikte ol. Yarattığın dünyada mantıklı kararlar vermeye çalış. Sonunda bir şekilde gerçeği buluyorsun, gerçekliğe dönüyorsun.
Hepimiz dünyayı gerçekte olduğu gibi değil, kendi ön yargılı algılarımız vasıtasıyla gözlemleriz. Dolayısıyla gerçekten bilebileceğiniz tek şey kendinizsinizdir.
Artık yoktu demek yanlıştı. Şimdi yoktu. Şimdiki şimdi değildi o gördüğü. Başka bir şimdiydi. Olabilecek, ama olmayan bir şimdi, şu an.
En karanlık gecede bile yıldızlardan gelen bir ışık vardır.
Işık hızından hızlı olan tek şey düşünce hızıdır.
İntikam, haklı gerekçelere de dayansa, yine de bir günahtı.
Doğru bedeli ödersen, her şeyi satın alabilirsin.
Bir şey yapmamayı seçsen, bu bile bir seçimdir.
Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız, ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; her şey olabilirdi, her ne kadar olasılıksız olursa olsun olabilirdi, olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu.
Aslında casus olmakla hırsız olmak arasında fazla bir fark yoktu. Amaç çalmak. Hırsız mücevher çalar, ajan ise sırları.
İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz.
Tüm kumarbazların söylediği en önemli cümleyi söyledi; Kötü eller gelmeye başladığında masadan kalkacağım.
Bir sabah , yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız.Bir saat sonra , onunla sokakta karşılaştınız . Sizce bu sadece bir tesadüf mü , yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi ?
Tüm duyuların merkezi olan beyin, acı hissetmeyen tek organdır.
Acı çekmek, yalnızca arzuların bertaraf edilmesiyle sona erdirilebilir.
Bazen çocuklar yetişkinlerin göremedikleri şeyleri görürler.
Olasılık her zaman kasadan yanadır.
Olaylar her ne kadar rastgele görünse de, tamamen fiziksel gerçeklerle koşullandırılmışlardır ve sonuçları bu şekilde belirlenirler.
Sahip olduğu tek silah zihniydi. Ve savunması için yeterli olmak zorundaydı.
Hayattaki en önemli şey, dağıtılan kartlar ve oyunda olup olmamaktır.
Eğer bir şeyi yapabileceğini düşünürsen, bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün.Eğer yapamayacağını düşünürsen, o zaman çoğunlukla yapamazsın, çünkü yapmayı denemezsin bile.
Olasılık teorisi hayatın sayılara dökülmüş halidir.
Güçlü yetenekleri olanlar,gelecekteki kendilerinin kararlarına uyarlar ve aynı şeyi yaparlar.Bu nedenle de kararları doğrudur,bilinçaltlarında bu kararların doğru olduğunu,onlara mutluluk getireceğini bilirler bir şekilde.
Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksin.
Kararlar doğru veya yanlış değildir. Kararlar karardır. Sen, sana göre en iyisini seç.
Ne kadar fantastik de olsa düşünebileceğiniz her şey yalnızca daha önceden deneyimlediğiniz başka bir şeyden kaynaklanıyor.
Gelecek, onu görene kadar şekilsizdir. Bir parayı havaya attığında iki olası gelecek vardır, birinde para yazı gelir, diğerinde tura, ama sen görene kadar ikisi de değildir.
Bir seçim yapmak zorundaydı:Ya bekleyecek ve fırsatı elinden kaçıracaktı ya da harekete geçecekti ve kendini ele verme riskini göze alacaktı. Böyle zamanlarda hep iç güdülerine güvenirdi. Her şeyi apaçık görüyordu. Her seçimin olumsuz sonuçları olabilirdi. Asıl yapılması gereken riski değerlendirmek ve en aza indirgemekti. Hiçbir zaman risk faktörü yok edilemezdi; tamamen yok edilemezdi.
Ne yaparsan yap sakın unutma; düş, tek bir kişinin mantığıdır.Gerçekse herkesin çılgınlığı.
Unutma; ileri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek.
Kendinde olmazsan, üstüne düşeni yapamazsın.
Doğru seçim yaptığını, arzularına karşı çıkınca anlarsın.
Her şey içinde karşıtının en azından tohumunu barındırır: Kış yaza dönüşür; yukarıya çıkan her şey aşağıya inmek zorundadır. Tıpkı sıcak olmadan soğuğun, aydınlık olmadan karanlığın olmayacağı gibi.
“İyiki’ lerin keşke’ lerini geçsin bu hayatta. Çünkü zamanı geri çevirmek için saatin yelkovanı ile oynamak fayda sağlamaz.
Hiçbir şey imkansız değildir.Ama belirli şeyler olasılık dışıdır ya da olasılıksızdır.
Nokta her zaman bir son demek değildir, bazen kendinden sonraki harfin büyük olacağını gösterir.
İnsanın sanş faktörünü ve bunun sonuçlarını anlayabilmesinin yolu kumarı anlayabilmesinden geçer. Olasılık kalkülüsünün doğuşu kumara bağlıdır… İnsanın kumarı anlamaya calışması gerekir; ama bunu felsefi bir şekilde algılamalı, yüzeyselliğinden arındırarak kavramaladır.
İmkansız diye bir şey yoktur, sadece bazı olayların olma olasılığı daha düşüktür.
Tahmin etmek imkansızdır. Ama şimdiki zamanı çok iyi bilirsen geleceği kontrol edebilirsin.
Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada, Bazen kaybetmek en doğru seçimdir. Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.
İnsanlar gördükleri geleceklere giden yolu her zaman izlemezler. Ama izlerlerse ve bu gerçekleşirse . bu bilinçte birden ortaya çıkar ;işte dejavu denilen şey de budur.
Her zaman seçeneklerin ve seçim hakkın vardır.
‎İnsanı en çok üzen şey; Ummadıkları kişiler adam olurken, adam sandıklarının insan bile olamamış olmasıdır.

Loading...
Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*