Bir Vefa Hikayesi…

vefa4
15 yıllık bir evlilik hikayesi… Onları hastalık vurdu ama onlar evlilikte ve sağlıkta verdikleri sözleri unutmadı. İşte bir kocanın eşine olan vefası…
Konya’da felç olduktan sonra bakıma muhtaç hale gelen Rukiye Gezer, yemeğini yedirip altına bez bağlayan 14 yıllık kocasının olağanüstü desteği sayesinde hastalıkla mücadele ediyor. Karatay Belediyesi Şefkat Evleri’nde eşiyle birlikte kalan Hacı Fetih Gezer (37), eşi Rukiye ile 15 yıl önce işçi olarak çalıştığı tarlada tanıştıklarını, bir yıl sonra da birbirlerini severek evlendiklerini söyledi.
Bu evlilikten yaşları 12 ile 5 arasında değişen 4 çocukları olduğunu belirten Gezer, ”Çok mutlu bir evliliğimiz vardı. Ancak Rukiye beş yıl önce rahatsızlandı. Eşimin beyninde tümör bulunduğunu öğrendik. Bir yıl sonra da felç oldu. Konuşamaz, yiyemez oldu” dedi. Eşinin rahatsızlığından dolayı, çalıştığı halı yıkama işinden çıkmak zorunda kaldığını anlatan Gezer, şöyle devam etti: ”Evimizin kirasını ödeyemeyince evden çıkartıldık. Kiralık ev tutmak istediğimde birçok şeyden habersiz haldeki Rukiye’nin rahatsızlığından dolayı bize ev vermek istemediler. Ancak bu sefer de bakımı zor olan eşimle ilgilenirken çocuklarımızı ihmal etmeye başladım. Bunun üzerine o zaman bir yaşında olan oğlumuzu güvendiğimiz kişi aracılığıyla bir aileye evlatlık vermek zorunda kaldık. İki çocuğumuz yatılı okulda öğrenim görüyor. Biri ise babaannesinin yanında. Yardıma ihtiyacımız olduğu anda yakınlarımız bize sırt çevirdi.”
Hastalığı süresince yıllarca eşini sırtında taşıdığını, altını değiştirip yemeğini yedirdiğini anlatan Gezer, şunları kaydetti: ”Eşimin altına bağladığım bezden ve yiyecek ekmeğimize birçok giderimizi yardımseverler karşıladı. En son hayırseverlerin desteğiyle durumumuzdan haberdar edilen Karatay Belediyesi bize sahip çıktı. Şimdi Karatay Şefkat Evleri’nden verilen bir evde oturuyoruz. Son günlerde Rukiye yapılan tedavi ve bizim desteğimiz sayesinde konuşmaya başladı.
Rukiye Gezer (31) ise artık kötü günleri geride bırakmak istediğini, bunun için çok çabaladığını bildirdi. Kendisine bir bebek gibi bakan eşine çok şey borçlu olduğunu vurgulayan Gezer, ”Beni kocam ve hayırseverler hayata bağladı. Herkes bizi terk etti. Ancak eşim ve hayırsever Mehtap teyzem hep yanımda oldu. Yavaş yavaş sağlığıma kavuşuyorum. Her şeyi moral ve motivasyonumu sürekli yüksek tutmaya çalışan, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kocama borçluyum” diye konuştu.
En küçük çocuğunu 4 yıldır göremediğini ve onu çok özlediğini dile getiren Gezer, yine çocuklarıyla bir arada olacağı günün özlemini çektiğini sözlerine ekledi. 

Notlar
Olumsuz örneklerin beni götürdüğü yer, tam olarak şurasıdır: Vefa, kendini bilmektir. Dönüp bakmaktır. Unutmamaktır.

Loading...

Bize düşen, her türlü olumsuzluğa rağmen, vefa yokuşunu çıkmaya çalışmaktır. Yokuşun sonunda güzel bir şey olmayabilir, olsun.

İnancıma göre, vefa doğuştandır, vefasızlık ise sonradan edinilir. Mesela, “siyasette vefa yoktur” derseniz, vefasızlığı normal bir davranış gibi görmüş ve göstermiş olursunuz. Aynısı, hayatın her alanı için geçerlidir.

Denilir ki, insanın terbiyesi musibet anında ortaya çıkar. Vefalı olup olmadığımız da zor şartlarda, zor zamanlarda kendini belli eder. Üzerimizde hakkı ve hukuku olan insanların zor zamanlarında, onların yanında mıyız, yoksa başka bir yerde mi?

Yapılan iyilikler, verilen emekler, elbette alacak hanesine yazılmaz. Fakat vefa diye bir şey varsa, ki var, işte o beklenir.

Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*