Jack London Sözleri

Anlamlı ve Güzel Jack London Sözleri
Jack London Sözleri

Hayat iyi kartlara sahip olma değil, bazen kötü bir eli iyi oynama meselesidir.
Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir.
Birlik, her zaman rekabetten daha kuvvetlidir.
Belki de hiçbir şeyde gerçek yoktur; gerçeklikte gerçek yoktur.
Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler.
Evren, ahlak üzerine kuruludur. Ahlak olmasa, evren mahvolur. Elementlerin içinde bile bir doğruluk dürüstlük vardır. Ahlakı yok edin, evrensel çekimi yok etmiş olursunuz.
Her şey ölümlüdür; doğan herkes ölmelidir, ölünce artık dinlenebileceği için mutludur.
Ortada affedilecek bir şey yoksa affetmek çok kolaydır.
Düşünceyi izIeyemediği zaman, hatanın düşüncede oIduğuna inanmak, dar görüşIüIüğün eski dramıdır.
O acımasız gösteriyi her seyredişinde aldığı ders hep aklına geliyordu: Sopa kimdeyse, kanun onun elindedir.
Yüksek sınıfın devamı ancak başka sınıfların ezilmesi ve yıkılmasıyla mümkündür.
Beni ben olduğum için istemiyorlar; çünkü ben, hala istemedikleri o eski benim.
Bir adamın karnını kim doyuruyorsa, onun efendisi odur.
İlham gelmesini bekleyemezsiniz, ilhamı kovalamanız gerekmektedir.
Herhangi bir şeyin varoIması, onun varoImaya uygun oIduğunun yeterIi bir doğruIamasıdır.
Bir insanı yenmek için gözlerine iyi bakın; hala umut varsa, vardır bir çaresi, gerisi teferruat.
Açlık çekerken, düşünceleri sık sık dünyada açlık çektiğini bildiği binlerce kişi üzerinde duruyordu, ama şimdi karnı doymuşken beyni artık açlık çeken bu kişilerin düşüncesiyle dolu değildi.
İnsan doğuştan kumarbazdır. Yaşam ise onun ortaya koyabileceği en büyük şeydir.
Başarı, keyif aldığın şeyi yapmak değil, onu yaparken haz duymaktır.
Eğer bilmediğin bir oyun oynuyorsan, ilk hamleyi daima rakibine bırak.
Her şeyden önce, sevmek, sevilmekten daha iyi ve güzel diye düşündüm. Hayatı öyle değerli kılıyordu ki, bu nedenle insan ölmek istemiyordu.
Soyulmama izin vermeyeceğim. Her insanın hakkını koruması doğal bir şeydir.
Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur.
Dünyanın tüm hazlarının tadını çıkarma özgürlüğünü veren, paradır.
Hayatta kafa çekmekten, ağır işlerde çalışmaktan ve oradan oraya dolaşmaktan öte şeyler var. Şimdi ben bunu nasıl elde edeceğim?
Sınırlı kafalar, sadece başkalarının sınırlı olabileceğini kabul eder.
Hayatını devrim için veren insanların yoldaşlığı sıcak ve samimidir.
Dünyada bir şeyler yapmak, bir şey olmak için yapılacak tek şey okumaktır.
Gözlerinde gördüğü ışıltı ve sevginin, aslında onun kendi gözlerinde gördüğü şeyle arttığını bilemezdi.
Yaşanmış günler yaşanacak günlerin içinde erir; saatlerin günün içinde, haftaların ayların içinde eridiği gibi.
Bu acı ölüm değildi, sersemlemiş bilincinde bocalayarak dolaşan düşünceydi. Ölüm acı vermezdi. Hayattı, hayatın sancısıydı bu feci, bu insanı yasa boğan his.
Beni ben olduğum için istemiyorlar, çünkü ben, hâlâ istemedikleri eski benim.
Bir insana kendi düşüncelerini süsleyip sunarak gönlünü fethedebilirsiniz.
Ölüm acı vermez; acı veren şey, yaşamdır.
Cesur bir adamın ölümünü görmek, bir korkağın yaşamak için yalvarışını görmekten çok daha kolay.
Yaşama sevgi beslemeyen varlık, yok olma yoluna girmiş demektir.
Bu kez yenilgiye uğradık; ama her zaman yenilmeyeceğiz. Çok şey öğrendik.
Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.
Aşk yaşamın en yüceltilmiş anlatımıydı.
İnsan mağlubiyeti düşünüyorsa, zaten yarı yarıya yenilmiş demektir.
Cinsiyetler arası etkileşim başladığından beri kadinlar en iyi gözleri ile konuşmuşlardır.
Yaşam, yaradılış amacına uygun hareket etmeyi hedefleyenleri, başarının doruğuna çıkarır.
Her zaman ötelerden bir şeyin çağrısını duymuş ve onu arayarak yaşamın içinde dolaşıp durmuştu; Kitapları, sanatı ve aşkı bulana kadar.
Nerede ve nasıl öleceğimizin ne önemi var; gücümüz yettiğince, ölüme yürüyecek kadar güçlü olduktan sonra?
ÖIüm acı vermez; acı veren şey, yaşamdır.
Basit varlıklar, iyi ve kötüyü basit bir şekilde anlar.
Bu dünyada yapılacak, öğrenilecek o kadar çok şey vardı ki, yedi saat uyuyunca kendimi suçlu hissediyordum.
Affetmek daha yumuşak iklimlere özgüydü.
Korku hiçbir yaratığın kaçınamayacağı, reddemeyeceği yabani bir mirastı.
Savaşı önlemenin tek yolu, onu durdurmaktır.
Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.
Bir şeyin neden öyle olduğuna kafayı takmazdı. Nasıl olduğunu bilmek yetiyordu ona.
Kuşkusuz, hiçbir hayat öyküsü, öykü anlatıcısının son anı gelmeden bitirilemez.
Bir insan bir başkasına yanlış yapamaz. Sadece kendisine yanlış yapabilir.
Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan güçlü bir ışık gibiydi.
Aklın aşkla hiçbir ilgisi yoktu. Sevdiği kadının doğru ya da yanlış akıl yürütmesi hiç fark etmiyordu. Aşk aklın üzerindeydi.
Hayat o kadar doldurdu ki beni, içimde hiçbir arzuya yer kalmadı.
Bilgisi arttıkça, evrene, yaşama ve tüm bunların içindeki kendi yaşamına tutkuyla hayran oluyordu.

Loading...