Aziz Nesin Sözleri

aziz nesin sözleri

Bir gün bu ülkenin başucuna bir not yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. Çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim.
Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.
Alıştın, nutukları dinleyip uyuyorsun. Sen böyle uyudukça, sanma ki sabah olur! Körler memleketinde, şaşı padişah olur!
En büyük mutluluk insanın sevdiği işi yapmasıdır.
Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız. Ama bilinsin ki, adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.
En büyük mutluluk insanın sevdiği işi yapmasıdır.
Aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun,medeni hali şerefsizdir .
Bülbül gül için yanarken, hiç lale onun derdine ilaç olur mu?
İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.
Senden bir kızım olsun adı ‘Yağmur’ olsun. Bir de oğlum olsun adı ‘Toprak’ olsun. İkisi kavga etsin, ortalık ‘Çamur’ olsun.
Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda ben de biterim. Olur biter.
Bütün gerçekler, gerçek olmadan önce birer hayaldir.
Her ulusun tarihinde övünülecek ve utanılacak sayfalar vardır.
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.
İnsanoğlu naziktir, ağır sözü kaldırmaz.Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz
En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye kadar “İki kere iki dört eder”den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım.
Memlekette sözünü tutan adam kalmamış. Bir söz verdin mi, ölsen bile sözünü tutacaksın. Söz ne demek? Söz demek, namus demek.
Sen yoksun. Boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanmayacağız ki. Özlemlerde ayrılıklar da boşuna öyle uzaklardayız. Birlikte ağlayamayacağız ki.
Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın.
Seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana aşk’tan bahsetmesin.
Diyorlar ki “eskiden böyle değildin artık içine kapandın.” Dedim ki: “içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.
Rüzgarın şiddeti ne olursa olsun;martı sevdiği denizden asla vazgeçmez .
Yolda düşürülmüş para bulmak, iş bulmaktan daha kolaydı bu zamanda.”
Aşığım sana cümlesinin sonundaki a harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni.
İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.
Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.
Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha ölmüştür, ha gitmiştir kalan için.
Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da kalmaktan yanadır sol yanımız.
Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup -onun zaten boyu kısaydı diyebilirler.
Korku, en beşeri duygudur. Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi beni korkusuz insan sandılar. Oysa ben korkarım. Ne var ki, bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek, açıklamak duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir. Korkarım, yine söylerim.
Hayalim; küçük bir çocuğa ‘ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘İşte bu kadar’ derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevgide düşünce yok; yoksa kimse kimseyi sevmezdi.
İnsandır,dayanır.İnsandır,çeker.İnsandır katlanır.Aldanır,inanır.
Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.
Herkesin bildiği gerçekleri açıkça söylemek bazen suç olur.
Bazen insan öyle özlenir ki; özlenen bilse, yokluğundan utanır.
Ne kendim iyi olmaya, ne başkalarına iyilik etmeye zaman bulabildim Ustam.
Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur, “Zamanında o’na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum” diye bir şey vardır.
İnsan, kötü yaratık… Mutluluğunu başkalarından kıskanıyor da, başına bir felaket geldi mi, başkaları da paylaşsın istiyor.
Kolayca akmaz bilirsin bir erkeğin gözyaşları; Ama eğer erkek ağlıyorsa, asla sahte olmaz gözyaşları.
Söz verdiğimiz yerde buluştuk söz verdiğimiz zamanda değil. Ben yirmi yıl erken gelip bekledim sen geldin yirmi yıl geç ben seni beklemekten yaşlıyım sense beklettiğin için genç.
Bazen insan öyle bir özlenir ki… Özlenen bile, yokluğundan utanır.
Yalnızlığımdan daha yalnızım seninle ne olursun beni bırak kendimle.
Bir yanlışlık var; sen bu denli güzel, ben bu denli sevdalı olmayacaktık.
Aynı kağıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.
Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da, kalmaktan yanadır sol yanımız.
İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.
Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek kimileri diyecek daha şimdiden sev kendini sev kendini sev kimin var ki senin seni senden başka sevecek.
Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi çocuklar koşsun üzerimizde.
Uzatıyoruz ellerimizi
Kavuşamıyoruz…
Oluşamaz mıydık orta yerinde zamanın
Sen bana geleceklerden sesleniyorsun
Ben sana geçmişlerden
İşitiyoruz birbirimizi
Ama duymuyoruz
Sevişemez miydik içinde şimdiki anın.
Sen yoksun
Boşuna yağıyor yağmur
Birlikte ıslanmayacağız ki…
Boşuna bu nehir
Çırpınıp pırpırlanması
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki…
Uzar uzar gider
Boşa yorulur yollar
Birlikte yürüyemeyeceğiz ki…
Özlemler de ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız
Birlikte ağlayamayacağız ki…
Seviyorum seni boşuna
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı bölüşemeyeceğiz ki…

Loading...
Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*