Francis Bacon Sözleri

Francis Bacon Sözleri

Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir.
Yıllanmışlığın güzelliği dört şeyde kendini gösterir; yakmak için bekletilmiş odun, içmek için yıllanmış şarap, güvenmek için eski dostlar, okumak için de eski yazarlar en iyisidir.
İnsanın yaradılışı öç almaya çok yatkın olmakla birlikte, yasaların kökten söküp atmaları gereken vahşi bir adalettir öç; ilk işlenen haksızlık, yasalara bir karşı gelmedir ama bu haksızlığın öcünü almaya kalkışmak da yasayı hiçe saymaktır.
Gerçeği söylemek gerekirse, insanlar yalnızlık denen şeyin aslında ne olduğunu, nereye varabileceğini pek bilmiyorlar. Her yığına, içinde dostluk var gözüyle bakılmamalı; insanların yüzleri bir resim galerisinden öteye bir anlam taşımayabilir, konuşmalar da bir zilin çınlaması gibi olabilir.
Sahilde durup gemilerin denizde gidip gelişini izlemek bir zevk. Bir kalenin penceresinde durup, bir muhabereyi, aşağıda süregiden macerayı izlemek bir zevk. Ancak hiçbir şey, gerçeğin gözetleme mevkiinde durup da… Aşağı vadideki hataları, amaçsız gezintileri , pusları ve fırtınaları görebilmekle mukayese edilemez.
İnsanın kabiliyetleri, kendiliğinden çıkan bitkilere benzer; okumakla budanmaları gerekir.
Adaletsizlik hükme acılık, geciktirme de tatsızlık verir.
Öğrenim bizler için kıvanç, ruh güzelliği, yetenek kaynağıdır. Kıvancı, bir köşeye çekilip yalnız kalmaktadır, ruha kattığı güzellik konuşmada belli olur, kazandırdığı yeteneklerin ise yargılar vermemizde, işlerimizi düzenlememizde yaran dokunur.
Hakikat otoritenin değil zamanın çocuğudur.
Çirkin insanlar genellikle doğa ile ödeşirler, çünkü doğanın kendilerine ettiği kötülüğün acısını onlar da doğaya kötülük ederek çıkarmaya çalışırlar.
Tarih insanı bilge kılar, şiir iç zenginliği, matematik titizlik, doğal bilimler derinlik, mantık ile söz söyleme sanatı ise tartışma yeteneği kazandırır.
Sanat, tabiata ilave edilmiş insandır.
İnsaniyet, hakikate muhtaçtır.
Az felsefe insanı tanrı tanımazlığa, derinlemesine felsefe de tanrıya götürür.
Kuşkusuz ruh ile beden arasında bir uzlaşma vardır; hatta doğa birinde yanıldığı vakit, diğeri de tehlikeye girmiş olur.
İşe kesinliklerle başlayan, şüphelerle bitirir. Şüphelerle başlamaya razı olan, kesinliklerle bitirir.
Güzel bir evi kötü bir muhite inşa etmiş kişi, kendisini hapse tıkmış gibidir.
Mutsuzluk, sahip olduklarımızla, sahip olmak istediklerimiz arasındaki mesafedir.
Bazı kitaplardan insan yalnız zevk alır; bazılarını olduğu gibi yutar; bazılarını geveler ve hazmeder.
Hiçbir şey, hakikatin gözetleme mevkiinde durmakla mukayese edilemez.
Kötümserlik yarasaya benzer. Tıpkı onun gibi, güneş kaybolduğu zaman ortaya çıkar.
Öyle bir imanımız olmalı ki bütün kötümserlikleri yakıp kül edebilelim.
İntikama odaklanan insan, normalde iyileşip düzelecek olan kendi yaralarını açık tutar.
Güzellik çarçabuk çürüyen yaz meyvesi gibidir, uzun süre dayanmaz.
Güzelliğin en iyi kısmı hiçbir resmin ifade edemeyecek olduğudur.
Her işe karışan, her şeyi soran kurcalayan bir adam, çoğunlukla başkalarını çekemeyen bir adamdır.
Yaşamın kısalığından dolayı bugünün insanı olmalıyız, yarının değil.
Yalnız kendisini düşünen insan, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar.
Haset, güneş gibidir. Yamaçlara, bayırlara, düzlüklerden daha çok vurur.
Yaşadıkça, insanın irade kuvvetiyle hisleri değil, anlayış kabiliyeti artar.
Eşya üzerinde çalışacak yerde, herkesin kendine göre istediği anlamı verdiği kelimeler üstünde kavga ediyoruz.
Bir kimsenin budalalığı başka birinin işine yarar.
Dikkatli bir şekilde gözlemlenirse, yaşlılık bedenden ziyade ruhları bozar.
Tez elde edilen başarı, insanı kararsız ve maceraperest yapar.
Para, gübre gibi etrafa yayılmazsa işe yaramaz.
Kusuru en iyi ortaya çıkaran zenginliktir, ama erdemi felaket.
Kendi değeri olmayan bir insan başkalarının değerini hiçbir zaman çekemez.
Gönlümüzün değil, kafamızın bir yetersizliğidir kuşkular.
Çok soran hem çok öğrenir, hem de çok sevilir, hele soruları karşıdakinin bildiği konulardansa.
Dolacak havuzu olanın etraftaki toprağa hayrı dokunmaz.
Yaralar deşilmeden iyi edilemez.
Ümit iyi bir kahvaltı, ama kötü bir akşam yemeğidir.
Öç alma vahşice bir adalettir.
Servetin batırdığı insan sayısı kurtardığından çok fazladır.
Bilginin kendisinde büyük bir kudret vardır.
Talih kördür; ama başkalarınca görülür.
Babadan gelen asillik, insanın gayretini kırar.
Deneyiniz, deneyiniz, denemeden hiç bir şeye inanmayınız.
Gerçek dostu olmamak, yalnızlığın en kötüsüdür.
Yargıç, hakkı uygular; hukuku yaratan, canlandıran avukattır.
Şüphe, duyguların değil, zekanın bir kusurudur.
Şöhret paraya benzer, orada çok kalırsanız, fiyatlar düşer.
Akıllı adam, bulduğundan daha fazla fırsat yaratan adamdır.
Kurnaz insanlar, okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar.
Orantısında biraz tuhaflık barındırmayan hiçbir kusursuz güzellik yoktur.
Evli ve çocukları olan bir adam, artık kaderine tutsak olmuş demektir.
Beğenilen şeyler ya yeni ya da yüksektir.
Dertlerini dökecek dostları olmayanlar kendi yüreklerini kemirirler.
Çabuk yanlış yapan, onu çabuk da tasdik eder.
Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır.
Ölüm bizim dostumuzdur; onu evine misafir etmek istemeyen zaten evde değildir.
Doğru yolda yürüyen bir topal, yoldan çıkan iyi bir koşucuyu geçer.
İnsan tabiatında akıllılıktan ziyade delilik vardır.
Tüm yüce yerlere, döne döne çıkan merdivenle ulaşılır.
İnsan ruhunun selameti için en koruyucu ilaç, bir dostun, gördüğü kusuru sadakatle ihtar etmesidir.
İnsanlar gerçek yüzlerini, güvenildikleri, öfkelendikleri, boş bulundukları, darda kaldıkları, bir işin belli bir yönde yapılmasını isteyip de buna bir gerekçe bulamadıkları durumlarda gösterirler.
Yıllanmışlığın güzelliği dört şeyde kendini gösterir; yakmak için bekletilmiş odun, içmek için yıllanmış şarap, güvenmek için eski dostlar, okumak için de eski yazarlar en iyisidir.
İcatların gücü, erdemi ve sonuçlarını incelemek iyidir ve bunların en bariz görüneceği alanlarda, eskilerin bilmediği ve kökenleri yakın zamana ait olsa da belirsiz ve muğlak olan şu üç alandır: matbaa, barut ve mıknatıs. Bu üçü dünyada her şeyin çehresi ve durumunu değiştirmiştir.
Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz.
Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.
Bir sabun köpüğüdür dünya.
İyi kitaplar en gerçek dostlarımızdır.
Verilen sözü tutmamak, mertliğe yakışmaz.
Sessizlik aptalların erdemidir.
Şiir, insanların bilgilerinin bir kısmıdır.
İnsan, her zaman kahraman olamaz, ama her zaman insan olabilir.
Kadın, kocasının; delikanlılıkta sevgilisi, olgun çağda arkadaşı, ihtiyarlıkta da hastabakıcısıdır.
En kötü isyanları, geç kalan karınlar doğurur.
Bir ırmak gibi akan zaman bize hafif ve şişirilmiş şeyleri getirmiştir. Ağır ve katı olanlarsa suyun dibine çökmüştür.
Güzellik değerli bir insana nasip olursa, onun faziletini belirtir, kusurunu gizler.
Zenginliğin azını büyük bir emekle, çoğunu ise pek az emekle elde ettiğini söyleyen kişi, doğru söylemiş.
Mademki alışkanlıklar, hayatımızın en ileri gelen hakimleridir, öyle ise ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyız.

Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*