Şems-i Tebrizi Sözleri

Hayat bu: Bir bakarsın herşey bir anda son bulur.
Hayat bu: Son dediğin an herşey yeniden can bulur!
Bir an bekle, arkana dön ve unuttuklarını anımsa.. Kaybettiysen ara, kırdıysan af dile, kırıldıysan affet; Çünkü hayat çok kısa.
Eğer çok konuşmak faydalı olsaydı Allah iki ağız, bir kulak verirdi. Onun için, çok dinleyip az konuşmak gerek…
Allah bir insanı senin elinle ayağa kaldıracaksa, sen nasıl elini uzatmazsın ? Allah seni insanlara sevdirmek istiyor, Allah senin dağılmış parçalarını topluyor. Aşka nankörlük etme!
Bana göre aşık öyle olmalı ki, şöyle bir kalkınca, her tarafı ateşler sarsın; her tarafta kıyametler kopsun.
Hayatta her şey olabilirsin; Fakat mühim olan hayatın içinde “İNSAN” olabilmektir.
Şeytanda insandaki özelliklerin birisi hariç hepsi vardır.Şeytanda eksik olan tek nimet Aşk..Şeytanın insanı çekememesi aşksızlığındandır…
Bazısı gelirken, bazısı da giderken gönül açıklığı verir. Dikkat et ve iyi bak ki, sendeki bu gönül açıklığı giderken mi yoksa gelirken mi beliriyor?
Bil ki güneşe bakmaya cesareti olmayan gölgede kalmaya, gölgeyi ışık sanmaya mahkumdur.
Bazen arkasına dönüp bakması gerekir insanın; Nerden geldiğini unutmaması için.
Otunu, suyunu bilmediğin gönüllerde koyun gütme! Yoksa, kaçırcağın keçilere çobanlık yapamazsın!
Bir kişi Allah’tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa Allah da onu başkasına muhtaç etmez.
Yaşarken anlayamadıkları değerleri, öldükten sonra anlamanın kimseye faydası yok. Sevdiğinizi dirileştirmenin yolu, hayatın tazeliğinde itiraf ve ifade etmektir.
Her insan için bir aşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı…
Dedim ki : Etrafında dolaşsam beni kınıyorlar?! Dedi ki : Zaten biz, kınanmadık sevgi görmedik ki…
Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ya yaşat ya da öldür; Ama asla yaralı bırakma!
Derdini sade anlatan adam dertlidir. Güzel anlatan edebiyatçı, haliyle anlatan aşık, tebessümüyle örten âriftir!
Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz… Senden yepyeni taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme! Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; sevgi yürekli olana yakışır.
Dürüstlük bir şehirdir, ben de o şehrin sultanıyım, Onda kendim yaşayayım, kendim öleyim, kendim korunayım…
Kadın, bilmeyene ‘Nefs’, bilene ‘Nefes’tir…
Sen gerçi Müslamansın; fakat bu kadarla yetinme, daha da Müslüman ol.
Rahmetin kapısı her an açık. Senin kapın açık mı? Sen ona bak!
Ben Mevla’dan isterim. Verirse yüceliğidir, vermezse imtihanımdır.
Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmekte korkaklıktır.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır merkezinde, ya da dışındasındır hasretinde.
Hizmet bedenle olur. Cehennemden kurtulmak istersen hizmet et!
Ey aşk! Seni senelerce yaban ellerde, hoyrat dillerde aradım. Oysa bende imişsin bilememişim. Oyalanmışım, kalakalmışım.
İnsanoğlunun edepten nasib yoksa insan değildir. İnsan ile hayvan arasını ayıran edeptir.
İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile yine başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim bu yüreğe ben söz verdim.
Hiçbir harfi, sensiz bir cümleye kurban etmedim.
“Her şeyi senin için var ettim” diyen Rabbe, “Her şeyi senin için terkettim” diyebilmektir; Aşk.
Bana göre aşık öyle olmalı ki, şöyle bir kalkınca, her tarafı ateşler sarsın; her tarafta kıyametler kopsun.
Şikayet edeceksen şikayeti, kendi nefsine et.
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim.
Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim.
Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim.
Ama senden başka kimse duymayacak.
Kimse anlamayacak.
Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
Her şeyin en büyüğü iki şeydir: İlim ve hoşgörü.
Şu dünya bir dağ gibidir. Ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.
Aşık odur ki, Allah’tan aldığı aşk emanetini Allah’a verir. Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk’a kurbandır.
Başkalarına baktığın gözle, Leylâ’yı nasıl görebilirsin? Onu göz yaşlarınla tertemiz yıkamadıkça!
Ey benim yetim gönlüm; bırak gamlı düşünmeyi… Sus ve sabret! Gözyaşının hesabını Rabbim sorsun; sen hakkını helal et…
Kainattaki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O (c.c) camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O’nu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.
Aşkın dili duadır. Her dua sevgiliye yazılmış bir aşk mektubu gibi olmalıdır.
Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma. Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah’tandır.
İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!..
Elalem şarap içer sarhoş olur, biz ‘Aşk’ ehliyiz! İçmeden sarhoş olmuşuz…
Eğer Allah seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok. Lakin kader seni benden almışsa, ağlamaya lüzûm yok.
Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez.
Olduğu ‘kadar’ olmadığı ‘kader’.
Sanmayasın ki; aşk akıl işidir.
Gül ki her gönlün mürşididir.
Kimini kokusuyla şâd eder.
Kimini de dikeniyle irşâd eder.
Cennet istersen Hakk’a uy
İbadet ile şefaat istersen, iyiliğe niyet eyle!
Mevla’yı istiyorsan, O’na (c.c) yönel ki bulasın.
Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme! Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; sevgi yürekli olana yakışır.
Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin..
Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ya yaşat ya da öldür; Ama asla yaralı bırakma!
Bir yürek ancak bir yürekle takas edilir. Yüreğini almadığım kimseye vermem yüreğimi.
Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez.
Söylediğim şeylerin hepsinden vazgeçtim, pişman oldum.. Çünkü sözde mâna, mânada söz kalmadı.
İnsanlar maşuk aramıyor, bencil duygularına köle arıyor. Köle buluyor, ama aşkı bulamıyor…
Gelişim davetsizdi, gidişim de elvedâsız olsun istedim.
Kalp midir insana sev diyen,
Yoksa yalnızlık mıdır körükleyen?
Sahi nedir sevmek; bi muma ateş olmak mı,
Yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Ey insan!
Kaf dağı kadar yüksekte olsan da; kefene sığacak kadar küçüksün.
Unutma! Her şeyin bir hesabı var;
Üzdüğün kadar üzülürsün.
Hayatta olabileceğiniz en güzel yer, bir duanın içinde yer almaktır.
Sevmeyene karınca yük, sevene filler karınca.
Dağı bile taşır insan aşık olup, inanınca.
İlim üç şeydir: Zikreden dil, şükreden kalp, sabreden beden.

Loading...
Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*