Evliler İçin

Baba ile oğul seks hakkında konuşurlar…
-Baba herşeyi anladım da, şu prezarvatif paketlerini anlamadım.
-Peki, neyi anlamadın?
-Şimdi eczanede prezarvatifler 12’lik paketlerde satılıyor, kim bu kadarı aynı anda kullanabilir ki?
-Çok basit evladım. 3’lü paketlerde satılanlar vardır, bu 18-19 yaşındakiler içindir.Cuma için 1 tane, Cumartesi için 1 tane ve diğeri de haftanın gerisi için.Ayrıca 6’lı paketlerde de satılanlar vardır,20’li yaşlardakiler bunu alırlar.Cuma için 2 tane,Cumartesi için 2 tane, 2 tane de haftanın geri kalanı için.
-Tamam da baba, peki 12 tane niye?
-12 tane de evliler için.Ocak için 1 tane, Şubat için 1 tane…
Banka
Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
– “a.ına koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış, afallamış…
– “afedersiniz anlayamadım beyefendi, tekrar eder misiniz?” diye sormuş.Bunun üzerine adam yine: – “a.ına koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.
Kadın çok bozulmuş ve:
– Aman beyefendi, lütfen sözlerinize dikkat edin ve ne istediğinizi kibarca söyleyin! demiş.Adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş…
En sonunda kadın dayanamamış ve “ben sizi müdürümün yanına götüreyim de, derdinizi ona anlatın!” demiş.Müdürün yanına gitmişler, adam yine aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş.
Müdür:
– Beyefendi, elemanım son derece haklı.Bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen niye böyle konuştuğunuzu söyler misiniz?
Bunun üzerine adam:
-Ağzına s.çtığımın sayısal lotosundan en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu a.ına koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum!” demiş…
Bu lafı duyan müdür eliyle kadını işaret ederek bağırmış:
-Ve bu orospu size yardımcı olmuyor, öyle mi?
Doesn’t matter
Temel amerikaya gelir,ucaktan iner passaport olayi filan falan immigration office alırlar bunu.Memur sorar :
– What’s your name sir?
-Temel
-Surname?
-Kaya
-Sex?
Temel gayet sakin cevaplar
– 3 times a week
Memur şaşırır ve olayı toparlamaya çalışır…
– Sir you understood me wrong..I mean male? or female?
Temel yine hic beklemeden cevaplar:
– Doesn’t matter
İhale
Adı türkiye olmayan bir ülkenin meclis genel kurul salonu’nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş.
Birinci marangoz:
“500 tlye olur bu iş” demiş. “200 malzeme, 200 işçilik, 100 kâr.”
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
– Siz aynı işi kaça yaparsınız?
– 2,500 lira.
– Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?
– 1000 bana, 1000 size… 500 de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar.
İhale ikinci marangoza verilmiş.
Yaban Tavşanı
Dünya polis teşkilatlanması örgütü bir gün alman, fransız ve türk polislerin katıldığı bir yarışma düzenler.Buna göre ormana bir yaban tavşanı bırakılacak ve en organize, en çabuk şekilde tavşanı bulup görevlilere teslim edecek teşkilat büyük ödülün sahibi olacaktır.Bütün hazırlıklar tamamlandığında yarışma başlar.
Fizik gücü yüksek disiplinli polizeiler ormana girerler, sağlı sollu koşuşturmacalar, değişik tuzaklarla birlikte yakalanması hayli zor olan yaban tavşanını 5 dakikaya yakın bir sürede görevlilere teslim ederler.
Sıra gelir Fransızlara,kartezyen fransızlar, “ulan ben bir yaban tavşanı olsam nereye saklanırdım acaba?” diye düşünerek, arayarak yaban tavşanını bulurlar, böylece 3 dakikalık bir zaman dilimi içerisinde tavşanı görevlilere teslim ederler.
Türkler son yarışmacı olarak ormana dalarlar, bir curcuna olur ve ortalıktan kaybolurlar.Yarım saat olur, bir saat olur, iki saat olur hiçbir haber alınamaz.Yetkililer tam dağılmaya hazırlanıyorken, Türk polisler çıkagelir, yanlarında kelepçelenmiş, ağzı burnu kan içinde bir boz ayı da onlara eşlik etmektedir.Yetkililer sorar:
– Hani kardeşim yaban tavşanı? Onca saattir neredeydiniz?
– (Polis boz ayıya dönerek) konuş ulan!
– (Boz ayı ağlayarak) ben bir küçük yaban tavşanıyım, ben bir küçük yaban tavşanıyım…

Loading...
Loading...

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*